F1'in en deneyimli pilotlarından olan David Coulthard Mclaren takımının pilotlarına eşit davranmadığını bir kez daha yineledi.
Fernando Alonso bu sene takımının Lewis Hamilton'ı daha çok desteklediğinden şüphelendiğini söylemişti. Coulthard 96-04 seneleri arasında kendisinin de Mclaren'de 2. sınıf vatandaşmış gibi görüldüğünü söyledi.
Coulthard Mclaren ile daha ilk yarışında Dennis'in Hakkinen'in yanında olduğunu anladığını söyledi.
Coulthard "Mlebourne 1996'da Mika Hakkinen'e karşı daha fazla ilgi olduğunun işaretleri vardı. " dedi kendi otobiyografisinde.
Coulthard şöyle devam etti: "Ben kendi yarış mühendisimle oturuyordum, Mika kendi yarış mühendisi ile oturuyordu."
"Kapı açıldı ve Ron içeriye girdi. Ben elini sıkmak için ayağa kalktım ancak o beni görmezden geldi. Mika'nın yanına oturdu ve 'Yarış için planımız ne' dedi. Mika'nın planlarını dinledik ve Ron 'Ok, Onların planı ne?' dedi."
"O zaman benim takım patronum sanki rakip takımmışım gibi konuşuyordu. 'Onlar' kelimesi aynı takım içerisinde kullanılacak kelime olmaması lazım."
"O anda gençliğimin tecrübesizliğini, masumluğunu düşündüm."
ewt bende pek şaşırmadım bu habere biz alonsocular bunu hep söylüyorduk zaten ama maccacı arkadaşlarımız inatla takımlarını savunuyolardı ama artık bu hberden sonra söyleyecek bişey kalmadı diye düşünüyorum...ve ewt gs13kimi arkadaşım hakılı bu takıma gelen pilotların iki kere düşünmesi lazım:)
sevgili ve önyargılı arkadaşlarım, alonso mtc'nin kapısndan içeri giripte karşısında ron dennis'i gördüğünde ona selam vermeyebilecek kadar 'değişik' biri, eğer gerçekten takımda 2. pilot olarak görülmüşse bile bunu haketmiştir diyebilirim..
david'e gelince, kendi otobiyografisinde 'ben yeteneksizim, mika beni bu yüzden geçiyordu' demesini bekliyorsanız çok safça bir beklenti içinde olduğunuzu söylebilirim, david'in yeteneklerinin sınırlı olduğunu hepimiz biliyoruz.. anlattıklarında da bişiy yok, ron ne yapsın, ikiye mi bölünsün, 'onlar' kelimesinin neresi kötü onu da anlayamadım, ismiyle hitap etmesi gerekiyodu?? ron ayrımcılık yapsaydı, mikanın stratejisini david'in yanında ve onun duyabileceği şekilde mi konuşurdu, biraz düşünün yaa.. ve hayır ron'u körü körüne savunmuyorum, ve önyargılı da davranmıyorum..
ayrıca evet, mclarene gidecek bir pilot tekrar tekrar düşünmeli, ''ordaki rekabeti kaldırabilecekmiyim acaba?'' diye, bu yıl bunu düşünmeyi transfer olmadan önce akıl edemeyen biri şampiyonluğu kaçırdı..
hah bütün suç alonsonun değilmi her şeyi o yaptı maclaren sütten çıkmış ak kaşık...ortada bir sorun varsa bu karşılıklıdır hem alonsonun hemde maclarenin suçu vardır.takım patronunuz kendisi ile yarıştığını söylerse, birincilik kaznadığında geride kalan takım arkadaşına dana çok sevinip ilgi gösteririse,yarış dışı kaldığı zman tek bir kişi üzülürse pilotun bütün bunları yapması gayet normaldir.ben alonso yüzdeyüz haklı demiyorum eğer takım ona böyle davranıyosa onunda yaptığı bir takım şeyler vardır...ama burada kalkıp bütün suçu alonsoya yıkmak yanlış bence.onlar kelimesinde ne mi var siz patronun yanındasınız stratejinizi size soramaz mı tutupta takım arkadaşınıza soruyor o sizden dahamı iyi anlatacak...
sonuç itibarı ile ron, david ve alonso'nun insan olduklarını kabul ediyosanız onların da bazen ufakta olsa hata yapabileceklerini anlamanız gerekiyor, ikili ilişkilerde böyle şeyleri sorun eden biri ise david, 8 yıl gerçekten iyi kalmış bir takımda, david için makul ve herkes tarafından kabul edilebilecek bir bahane, onun yerinde kim olsa böyle derdi bence..
ewt zaten hata yapabileceklerini kabulediyoruz bunu belirttim neden böyle bir şey yazma ihtiyacı duydun anlamadım istersen yorumumu tekrar oku...sadece sorun etme dedğin şeylere yeniden bir bakıp düşünmeni rica edyorum.
ama ben sana yazmadımki zaten:D senin msjı görmemiştim bile, ilk yorumumu bidaha okudum ve tam olarak biyere bağlayamadığımı fark ettim sonucu, zaten msja da 'sonuç olarak' diye giriş yapmışım;)
mclaren in eşitlik politikası "takım içinde iki pilota da yarış için eşit imkanlar sunulur" diye biliyorum ben, öyle değil mi? yoksa ne "takımdaki pilotlara ikiz kardeşler gibi davranılır" ne de "takımdaki pilotlar her koşulda eşittir" değildir. şimdi siz çıkıp "yarış için eşit imkanlar sunma" politikasını "ikiz kardeşler" olarak görüyorsanız bundan sonrasını okumayın.
iletişim, dilbilgisi olarak baktığımızda işteş bir kelime, yani karşılıklı, tek taraflı değil. dolayısıyla hem bunun iki taraflı olması hem de insan tabiatı gereği, 3 şahıs arasındaki farklı 3 ikili ilişkinin de aynı/eşit olması mümkün değildir. üstelik mclaren in "yarış için eşit imkan sunma" politikasının içine dialoglar dahil edilemez. mclaren(yahut herhangi bi iddialı takım) içinde tabii ki eşitlik olması beklenemez, nasıl olabilir ki? ancak takım işte eşitlik diyerek bunu kastetmiyor, "yarış için eşit imkanlar sunulur" demek bu değildir. bunu birden fazla kez söyledim ki bazen insanlar bir seferde anlamaz inatçılarsa. benim şu 10 sezon izlediğim f1 de mclaren in eşitlik politikası, "pilotlara eşit imkanlar sunmal", "yarış içinde birbirleriyle yarışmalarına izin vermek" gibi sadece "yarış" ı kapsayan bi politikadır, sosyal ilişkileri değil.
bu kadar mclaren in eşitlik politikasından bahsettikten sonra ben elbet birileri çıkıp brezilya 2007 de alonso nun aracının nispeten yavaş kaldığını söyleyecektir, onlara da o haftasonundaki haberlerde ve forum mesajlarında sıkça geçen "alonsonun motorunun 2. yarışı iken diğerlerinin ilk yarışıydı" ifadesini hatırlatırım.
walla çin inanılmaz büyük bi ülke, tarihi çook eskilere dayanır, çekik gözlüdürler mensupları, heea bi de çin gp vardır, sen neyden bahsediyodun arkadaşım..
çin için neden "ne diyeceksin" dediğini anlamadım alonsozzy. bunu şimdilik geçip klanımıza taşınan son haberi irdelemek istiyorum.
memleketteki en tırt siteden yaptığınız kopyala/yapıştırlar, malum yerin kritik çeviri hataları nedeniyle insanımızda yanlış "kamuoyu" oluşturuyo. mesela, doğan_kimi nin mesajında getirdiği haberde diyor ki: "Coulthard 96-04 seneleri arasında kendisinin de Mclaren'de 2. sınıf vatandaşmış gibi görüldüğünü söyledi." burda hepinizin gördüğü gibi 96-04 arası bir süreklilikten bahsediyor. yani anlarsınız ki dc sürekli ezilmiş. oysa haberin orjinal kaynağında(dailyf1news.com) şöyle diyor: "Coulthard admits that he also experienced moments of second-rate treatment throughout his McLaren tenure in 1996-2004." bu demek oluyo ki, ortada bir süreklilik yok, zaman zaman coulthard kendini 2. planda hissetmiş. küçük bi ayrıntı gibi görünse de burdaki süreklilik mevzuu oldukça önemli bi nokta. ikinci olarak yine haberin gördüğünüz tercümesinde der ki: "Coulthard "Mlebourne 1996'da Mika Hakkinen'e karşı daha fazla ilgi olduğunun işaretleri vardı. " halbuki haberin orjinali: "The first sign that there might be specific favouritism towards Mika came in Melbourne 1996," burdaki "might" kelimesi de bize gösterir, coulthard ın tercümede bize aktarıldığı gibi olaylardan emin olmadığını, "şüphelenme" denen şeyden olabileceğini. bu da yine küçük bi ayrıntı olmasına rağmen pratikte çok şeyi değiştirir.
şimdi ben bu kadar gevezeliği niçin ettim, defolu tercümeleri okuyarak yanlış bilgilenmeyin diye. belki de koskoca site bilmiyo da sen mi bileceksin dersiniz, onun için de burdan bişey demeyin, özel mesaj atın. kişisel sohbet olmaz herhalde burda
İnsanlar duyguları olan varlıklardır,siz 2 dünya şampiyonluğu almış birini takıma getirip,sonrada ona 2 dünya şampiyonu değilde 2. sınıf pilot muamelesi yaparsan olacağı bu...Alonsoda birsürü hata yaptı,ama takıma araca ve bunun gibi birsürü şeye alışmaya çalışırken gösterdiği ufak performans kayıpları nedeniyle nedense mclaren kendi pilotuna ibreyi çevirdi...hem araçlar eşit olsa nolcak,Mr. Dennis alonsoya karşı yarışıyo;)...Mclaren açıkcası hakettiğini aldı bu sene...yukarda allah var boşuna dememişler:D yine söylicem,tebrikler kimi;)
hakkanene çeviri konusunda katılıyorum,bazı kişiliksiz siteler malesef reyting uğruna çevirileri -dikkatsiz- yapıyolar...art niyet var demiyim günahlarını almiyim dikkatsizlik(!) yapıyolar diyelim;)...
Eşitlik McLarene göre sadece pistte iki pilotada aynı şekilde davranmak stratejilerinde farklılık olması eşit davranılması ise bu yanlıştır.McLarenin yanlışıdır.Eşitlik sadece pist içinde uygulanmaz.Takım içerisindede pist dışındada iki pilotada eşit düzeyde davranmak asıl eşitliği getirir.
Sosyal tutum açısından McLaren Alonsoya karşı hep soğuktu.Aslında bunun sorumlusu bir bakıma Alonsonun kendisi ama bu gerçeği değiştirmiyor maalesef.McLarenin bu hallere gelmesinin nedeni kendisidir.Eğer sezon başından itibaren pilotlarını iyi olarak yönetebilseydi bu sorunların hiçbiri şimdi olmayacaktı.
Sosyal tutumu eşitlilik kavramına katmamak herşeyi daha baştan yanlış anlamamıza neden olur çünkü Ferrari bu seneki pilotlar şamp. bu sayede kazandı.Takım gerçekten bir 'takım'dı.Herkes birbirine kenetlenmiş moral ,motivasyon ve azim açısından birbirlerine güveniyorlardı.Takım iki pilotada hem pist içinde hem pist dışında tam destek verdi ve hiçbirini birbirinden ayrılmadı.Ve sonundada hakettikleri şampiyonluk geldi.
Ama McLaren bunun tersini yaptı ve haklı olarak cezasını gördü.Fonz arkadaşımında dediği gibi insanlar duyguları olan varlıklar sadece pist içindeki eşitlik yetmiyor.Bunun böyle olacağını iddaa etmek size ne kazandırıyor?Eğer size göre eşitlik buysa işte sonuç : 2 şampiyonluktadada 2 de sıfır elde var sıfır.
ferraride pilot yönetimiyle ilgili olumlu şeyler söyleyebilirsin ama ferrarinin pilotları alonso-hamilton değildi.doğuştan 2. pilot massa yı idare etmek zor olmasa gerek.oda brezilyada zafer ondan alınıp kimiye verilince az daha ağlayacaktı basın toplantısında
arkadaşlar her şey aslında gayet açık değilmi? alonso çifte şampiyon olarak geldiği mc larende kendisine imtiyaz gösterilmesini isterken çaylak takım arkadaşı çetin ceviz çıktı.. hamilton bir de ingiliz olunca çalışanlarının çoğu ingiliz olan mc larende popüler olması gayet doğal.. coultharda gelince eğer mclarende hamiltona benzer bir performans çıkarabilseydi kendini ikinci sınıf statüsünde hissetmezdi.. ben bu koşullarda alonsonun mc larende kalacağını düşünmüyorum.. ancak alonsodan sonra rosberg te gelse kovalainen de gelse hamiltona gösterilen ilginin altında ezileceklerdir diye tahmin ediyorum..
rosberg gelirse hamilton'ın altında ezileceğini sanmıyorum, eşit performans gösterirler diye tahmin ediyorum, zaten eskiden de aynı takımda dürüstçe yarışmışlar, yani uyumlu bir çift olabilirler, takımdaki hakim milletleri de tam olarak temsil etmiş olurlar, böylelikle de milliyetçi ayrımcılık dedikoduları son bulur.. gerçi çamur atmak isteyen her türlü atar ama..
Vodafone McLaren'in İngiliz pilotu Lewis Hamilton, toplum ve medya ilgisinden uzaklaşmak için İsviçre'ye yerleşeceğini açıkladı. Çaylak sezonunda F1 şampiyonluğunu son yarışta kaçıran Hamilton, ülkesinde bir yıldır gördüğü yoğun ilgiden bunaldığı için İsviçre'ye yerleşme kararı aldı. McLaren pilotunun sezon boyunca şampiyonluk için çekiştiği Fernando Alonso ve Kimi Raikkonen de İsviçre'de yaşıyor.
22 yaşındaki Hamilton, BBC'ye yaptığı açıklamada, "orada insanlar üzerinize gelmiyor, sizi rahat bırakıyor. Bilmediğim bir ülkeye gidiyorum ama bu çok heyecan verici" dedi.
Doğum yeri Stevenage'da bir caddeye adının verilmesinden bir gün sonra ülkesiden ayrılmaya karar veren Hamilton'ın tercihinde, İsviçre'deki vergilerin İngiltere'ye oranla çok düşük olmasının da rol oynadığı belirtliyor.
Yedi kez dünya şampiyonu Michael Schumacher'in de yaşadığı İsviçre'ye yerleşme kararını verirken zorlandığını ifade eden Lewis Hamilton, F1'deki hızlı yükselişinin ardından İngiltere'de normal bir hayat sürmesinin imkansız hale geldiğini söyledi:
"Arkadaşlarımla veya ailemle yeteri kadar birlikte olamıyorum - bu normal bir işe benzemiyor, her an seyahat halindesiniz ve hayatınız hep taşıdığınız bavulun içinde...
"Eve döndüğünüzde herkes sizi tanıyor ve ilgi gösteriyorsa normal şeyleri yapmak iyice zorlaşıyor. Sinemaya gidemiyorum. Bir benzin istasyonunda tuvalete giriyorum insanlar fotoğraf almak için oraya geliyor."
Hamilton, takım arkadaşı Fernando Alonso ile ilişkisinin, medyada yer aldığı gibi çok gergin olmadığıni söyledi:
"Ben ve Fernando başka işte çalışan insanlar gibi geçiniyoruz. Aramızda mükemmel bir arkadaşlık yok, beni arayıp ziyaretime gelmiyor ama birbirimize selam veriyoruz, bazen Playstation oynuyoruz, bazen de birlikte akşam yemeği yiyoruz...
"Sezon bitince birbirimize sarıldık ve ne kadar başarılı bir yıl geçirdiğimizden bahsettik. Onunla çalışmanın, benim için büyük bir zevk olduğunu kendisine söyledim. Yeni sezonda takım arkadaşımın kim olacağını bilmiyorum. Fernando olursa harika, olmazsa da çok önemli değil." budamı isfiçre...
bence mclaren yine eşit davranmaz yada şöle olabilir rosberg alonso kadar iyi ve kendini ezdirmiycek bi pilot olmayabilir buda doğal olarak mclaren eşit davranıyor anlamına çıkar bunuda anca rosberg kabul eder ya ama harbi alonsoyu ilk senden bezdirdi takım bişi demiycem buna
yukardaki tartışılan konular, ferraride konuşulmaz bile ,takım nası olur öğrenmek isteyen ferrariye baksın,2 takımın farkı çok açık,bu başarılara baktığımızda da ortada ii geceler herkese:)
Sonunda beklenen gerçekleşti ve Alonso takımdan ayrıldı. İlk başlarda bu ilişkiden çok umutluydum ama maalesef işler beklendiği şekilde yürümedi. Bunda iki tarafın da hatalarının olduğu bir gerçek.
Evet, Fernando artık yok ve önümüze bakmamız lazım. Bence McLaren artık bir karara varmalı: Ellerinde Lewis Hamilton gibi çok iyi ve daha da gelişecek bir pilot dururken onun yanındaki araca kim oturtulmalı? Yine Alonso gibi ona denk, onla çekişebilecek ve kendisini gösterme hırsı olan bir pilot mu ya da arka planda yer almayı kabul edebilecek bir pilot mu? Bu nokta çok önemli; çünkü birbirine denk iki pilota yer verilirse, yarış kazanma şansınız artsa da, şampiyonluk kazanma şansınız azalıyor.
Eğer McLaren Rosberg gibi, Kovalainen gibi pilotları tercih ederse bildiği yoldan devam edecek demektir. Burada da pilot yönetimi devreye giriyor; dolayısıyla bu sene yapılan hatalardan ders alınmış olmasını ummaktan başka yapabileceğimiz bir şey yok. Şu da var; McLaren'e hangi pilot gelirse gelsin, Lewis bu takımın geleceğini üzerine kurduğu adam ve kimse kolay kolay onun bu konumunu zedeleyemez ve ekipman anlamında değilse bile insani ilişkiler bakımından ikinci pilot konumunda olacaktır. Belki Rosberg'in Alman olması bunu biraz dengeleyebilir; ama diğer bütün seçenekler için gelecek kişi ikinci pilot muamelesi görecek.
Piyasada Rosberg, Kovalainen, Liuzzi, Ralf, Button, Sutil gibi seçenekler mevcut; tabii McLaren'in 100 milyon dolarlık cezasını düşününce sözleşmesi devam eden pilotların takımlarından koparılmalarının daha zor olacağı da açık. (Rosberg veya Button gibi)
ne yalan söyleyeyim üzüldüm. hem alonso nun "çocukluğumdan beri yarışmak istediğim takım" dediği yerden böyle ayrılmasına, hem de mclaren in böyle bi pilotu kaybetmesine, hem de formula 1 için. ama işte her şey olacağına varır, bekleyip görücez(ne görceksek artık :D)