| |
|
KOKPİT

Ef İki, Mef İki...
 |
25.07.2008
Poyraz Savcı
|
 |
FIA geçen ay hiç kimsenin (Orkun Özener'in bile) beklemediği bir kararla, 2009’dan itibaren yeni bir seriyi, FIA Formula 2 Şampiyonasını başlatacağını açıkladı ve bir duyuruyla, bu seri ile ilgilenenlere çağrıda bulunarak ihale açtığını ilan etti. Duyuruda, F2 Serisinin 2009, 2010 ve 2011 yıllarında 10’ar yarıştan oluşacağı ve Nisan ile Eylül ayları arasında Avrupa'da yapılacağı, 10 yarış ve testler dahil, serinin yıllık maliyetinin ise otomobil başına 200 bin Euro olacağı belirtiliyor.
Bu konu açıklandığında ilk tepkim “bu da nereden çıktı” olmuştu. Hatta birçok kişi gibi bunun Mosley’nin bir “hesap” görme operasyonu olduğu bile aklıma geldi. GP2 gibi F1’e destek veren, ancak yaşattığı heyecan ve hızla neredeyse rakip haline gelen bir seri varken FIA neden bir başka seri yaratmak çabasına girdi diye düşündüm. GP2’de bir takımın yıllık maliyetinin yaklaşık 5 milyon Euro olduğu bir dönemde, testler de dahil 200 bin Euro’ya mal olacağı belirtilen F2 bana çok kelepir ve anlamsız gibi geldi. Hatta hiçbir promosyonun, TV yayınının olmayacağı da ileri sürüldü. Ancak konuyu biraz daha inceleyince durumun göründüğünden daha farklı olduğu ortaya çıkıyor. Bu nedenle Kokpit komşum sevgili Orkun'un fazla endişelenmesine gerek olmadığına inanıyorum.
Her ne kadar FIA ayrıntıları açıklamasa da F2 serisinin, Formula Masters şampiyonası temel alınarak, halen sürmekte olan ve geçen yıla kadar Türkiye’ye de gelen FIA WTCC ile birlikte yapılması planlanıyor. Bir başka deyişle FIA Formula 2 Serisini, Formula Masters'ın yerine getirecek. Dolayısıyla promosyon ve TV yayını olmayacağı söylentisi doğru değil, çünkü WTCC’nin resmi yayın kuruluşu olan Eurosport çok ciddi bir promosyon çalışması da yapıyor. Tabii WTCC’nin yapıldığı Pau, Brno, Estoril, Brands Hatch, Imola ve Monza gibi pistlerdeki yerleşik izleyici kitlesi F2’yi de izleyebilecek. İhale sonucu ne olur bilemem, ama Formula Masters otomobillerinin karbon elyafı monokok şasilerini üreten Tatuus firmasının bu konuda çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Bilindiği gibi bu şasilerin, ön ve arka darbelere karşı güçlendirilmiş olup, tekerlek-şasi güvenlik telleri ve modern kafa koruyucuları bulunuyor. FIA Super 2000 kuralları çerçevesinde ve biyo yakıt kullanımına uygun olarak Honda’nın üretimi olan motorlar ise 2 litre alüminyum ve 250 BG güç üretiyor.
Ancak, FIA’nın bu işi başlatmadan önce yapacağı çalışmaların daha en başında kurallar olacaktır. Yıllık bütçesi otomobil başına 700 bin Dolar olan F3 Serisi ile F2’yi bir şekilde ayırt etmek gerekecektir. Sonuç olarak; GP2’nin F1’in destek serisi olarak süreceğinden hiç kuşkum yok ve başarılı olduğu takdirde F2 de bence GP2’ye destek verecektir. Bir örnek vermek gerekirse; GP2 Serisinde yer alan DAMS Takımının 2008 pilotlarından Jerome d'Ambrosio, geçen yıl Formula Masters'dan "mezun olmuştu". Üstelik şu anda 34 pilotun bulunduğu klasmanda, 3 puanla 21. sırada yer alıyor. Hani "ismi lazım değil", içimizden birisi 2 yıl uğraştı ve didindi ama puan bir yana, sonuncu bitirmediği yarış sayısı da bir elin parmaklarından azdır...
Sezon ortasında bir durum değerlendirmesi
Formula 1'e dönecek olursak... Sezonun yarısı bitti ve geriye sekiz yarış kaldı. BMW Sauber’in de potada olmasıyla, bu yıl geçen sezona göre çok daha ilginç ve çekişmeli geçiyor. Almanya’dan sonra pilotlar klasmanında; Hamilton’ın 58, Massa’nın 54, Raikkonen’in 51, Kubica’nın 48, Heidfeld’in 41 ve Kovalainen’in de 28 puanı var. Geçen yıla bakıldığında, yine 10. yarış sonunda Hamilton’ın 70, Alonso’nun 68, Massa’nın 59, Raikkonen’in 52, Heidfeld’in 36 ve Kubica’nın da 24 puanı bulunuyordu. Yine ilk 10 yarış sonunda takımlar klasmanında ise, bu yıl Ferrari 105, BMW Sauber 89 ve McLaren 86 puanda. 2007’de McLaren’in 138, Ferrari’nin 111 ve BMW Sauber’in 61 puanı vardı.
Geçen yıl aynı dönemde McLaren’in çok bariz bir üstünlüğü vardı ve puan durumu da bunu gösteriyordu. Bu durum casusluk skandalinin ortaya çıkmasından ve hatta Eylül ayındaki FIA duruşması sonucu McLaren’in puanlarının silinmesinden sonra da değişmedi ve Hamilton’ın iki önemli yarışta yaptığı iki dramatik hata ile Ferrari ipi göğüsledi. Bu yıl BMW Sauber çok ciddi bir rakip olarak ezeli rakipleri zorluyor. Matematik denklemlerini bir kenara bırakacak olursak, Kovalainen mücadelenin dışında kalmış gibi görünüyor. Ama 41 puanla beşinci sırada olan Heidfeld’in bile şampiyonluk şansı bulunduğunu söyleyebiliriz. Şu aşamada, hedefi kovalayan pilotlar arasında bir değerlendirme yapacak olursak; Hamilton’ın çok arzulu, ancak baskı altında çok hata yaptığını söyleyebiliriz. Hockenheim'da FOM naklen yayın kameralarından kurtulan Hamilton'ın, Güvenlik Otomobiline arkadan çarpmaktan son anda yaptığı frenle ve sağa kayarak kurtulduğu basında geniş olarak yer aldı. Massa eline geçen fırsatları ilginç bir şekilde kullanamıyor. Raikkonen’in de bir süre önce dillendirdiği “erken emeklilik” konusunun sanki bir dayanağı var gibi davrandığını görüyoruz. Garip bir bezginlik ve bıkkınlık içinde gibi davranıyor. Silverstone’da start öncesi veteran F1 fotoğrafçısı Paul-Henri Cahier ile itişmesi ve büyük bir sinir içersinde kendisini yere itmesi belki gözlerden kaçmış olabilir, ama Cahier’nin konuyu fazla uzatmadan kestiği de çok açık. BMW Sauber’de ise Kubica’nın çok bariz bir üstünlüğü var. Ancak otomobilin sezon başındaki istikrardan biraz uzak olduğunu görüyoruz. Tabii Ferrari ve McLaren otomobillerinin bundan sonraki yarışlarda ortaya koyacakları performans ve dayanıklılık da belirleyici bir faktör. Sonuç olarak, bu yıl üç takım arasında geçen şampiyonluk mücadelesi, geçen yıl olduğu gibi son yarışa kadar sürebilir. F1’in yeni mekanları Valencia ve Singapur ise şu an için tam anlamıyla kapalı birer kutu... |
 |
 |
 |
| DİĞER YAZILARI |
|
|
|
|
|
 |
|
 |