Ana Sayfam Yap     RSS' e Kayıt Ol
 
  Türkiye'nin en iyi F1 Portaline Hoşgeldiniz!    Üye iseniz kendinizi sisteme tanıtın
 
 


25.05.2008 - 15:00

ÖZEL İÇERİK  
    Haber Analiz

Pistlerdeki "Ayaklı Canlılar"
 
  Özel Dosya

F1'den Kopan Takımlar
   
    Haber Analiz

Seks Skandalinin Analizi
 
  Özel Dosya

Force India F1 Lansman Albümü
   
KOKPİT  
   

Poyraz Savcı

Who Let The Dogs Out?

 
  Orkun Özener

Yeni Bir GP2
   
ANKET  
  Güvenlik Otomobili kuralında sizce değişiklik yapılmalı mı?

Evet
Hayır
Fikrim yok
 
 
   Sonuçlar
 
 
Birinci Sayfa  
Formula 1 Forumları  
Haberler  
Özel İçerik  
Yarış Sonuçları  
Puan Durumu  
Takımlar / Pilotlar  
2008 Sezonu  
Pistler  
Geçen Sezon  
F1 Sözlük  
Linkler  
Download  
Künye / İletişim  
GP2: Olaylı 2. Yarışı Grosjean Kazandı  
GP2: İstanbul'da İlk Yarış Pantano’nun  
GP2: İstanbul'da Pole Pantano’nun  
GP2: Sezonun 2. Yarışına Doğru  
FORUMLARDAN
ByEnjoyment
yaw o jason'uda bi ... biliyomuş gibi çıkarıyolar oraya afedersiniz...hamiltyon ufak bir kayma probl (...)
Türkiye Grand Prix'si
Café PadokF1
Seri İlanlar
F1 Pilotları
F1 Takımları
KOKPİT

Okültizm ve Formula 1

01.11.2007

Orkun Özener


“Gizlicilik” anlamına gelen ve Fransızca “occultisme” kelimesinden türeyerek dilimize geçen “okültizm” kelimesinin altını dolduran bütüne baktığımızda, yaşanmakta olan olayların akışını değiştirmek için Newton fiziğinden ziyade, doğa üstü güçlere başvurmayı tercih eden bir akımı ifade eder bir anlamda. Büyücülük, gizli ve yasak bilimler, vb. sıra dışı uygulamaların “okült bilimler” adı altında toplandığı bu sıra dışı akıma kapılmış olan kimselere ise “okültist” adı verilir. Peki kurallarını ve sonuçlarını Sir Isaac Newton‘ın hayal dünyasına borçlu olan Formula 1 ile bir anlamda şeytani dürtülere hizmet eden bütünü çağrıştıran “okültist” akımın ne ilgisi olabilir?

Eğer Brezilya Grand Prix’sinin 71 turu ve 2007 sezonu boyunca yaşananların, standart/yaşanabilir/olağan olduğunu anlatmayı başarabilirseniz, yukarıda bahsettiğim “okültizm-Formula 1” zorlama ilişkisini/ilgisini kurmaktan gerçekten vazgeçeceğim muhakkak. Aksi takdirde, lakabı “kırmızı şeytan” olduğundan yarı-okültist olarak nitelememe ramak kalan Formula 1 ekibinin doğa üstü güçleri olduğuna, ya da edinmiş olabileceğine bir süre daha inanmaya devam edeceğim. Belki de çok fazla Türkiye Süper Ligi büyücüleri haberi izledim, kim bilir…

Formula 1’in neden bu kadar popüler olduğu sorusuna verdiğim ilk cevap, devamlı olarak “sıra dışılık” olmuştur. Aksi takdirde bu kadar içine kapanık ve aristokrat bir padokun bu kadar ilgi çekmesine anlam vermek olanaksız. Lewis Hamilton gibi bir imge 2007 sezonunda olmamış olsaydı, Stepney Gate olayı patlak vermeseydi, McLaren takımlar şampiyonasından ihraç edilmeseydi ve Kimi Raikkonen ipi Brezilya’da göğüslememiş olsaydı, Formula 1’in 2007’deki popülerlik çıtasını şu anda olduğu konumda tutamayacağından ve PR kaybına uğradığından dolayı, yeni kural değişiklikleri çatışması ile baş başa kalmış olacağından emin olabilirdik. Bu yaklaşımı doğru bulmayanlar için 2000’lerin başında Ferrari hegemonyası döneminde yaşanan olayları anımsamalarını öneririm.

İsterseniz gelin sezon boyunca puan değişiminin grafiğine kısaca bir göz atalım. Bu bile bir çok basit analizi yapmamıza yardımcı olabilir diye düşünüyorum.



Yukarıdaki tabloya bakacak olursak; konunun Brezilya GP’sinde yaşananların haricinde, aslında çok fazla “okültist” bir yaklaşımla ilgisi olmadığı açık. Takımlar Indianapolis’ten sonra Fransa GP’si ile başlayan ikinci Avrupa sezonuna döndüklerinde, Kimi Raikkonen’in 32, Lewis Hamilton’ın 58, Fernando Alonso’nun ise 48 puanı bulunuyordu. İkinci Avrupa sezonu ile birlikte, sezonun son kısmında toplanan puanlara bakıldığında ise, Kimi Raikkonen 78, Lewis Hamilton 51 ve Fernando Alonso ise 61 puan toplayabilmişti. Diğer bir ifadeyle, sezonun birinci yarışı hariç, pilotlar şampiyonası klasmanında birinci sıraya hiç oturamayan Kimi Raikkonen, tüm sezon boyu geride kalmasına rağmen anormal bir son yarışın ardından ipi göğüslemeyi başardı.

Yapılacak olan kısa bir analiz de; başlayan ikinci Avrupa sezonunu net bir kırılma noktası olarak koymak yerine, bu süreç içerisinde Paragon Teknoloji Merkezinde bulunan McLaren ekibinin bir yandan araç performansı ile uğraşırken, aynı zamanda casusluk skandalının getirdiği savunma, mahkeme, vb. ek işlerle uğraşmak zorunda olduğunu ortaya koymak daha doğru olacaktır sanırım. Diğer yandan Ferrari ekibinin kendi açısından haklı olduğu bu konuda, rakibini yıpratabilmek için elinden geleni yaptığını ve buna ek olarak Todt&Montezemolo ikilisi tarafından yürütülen etkin siyasetin sonuçlarının da sezon sonuna yansıdığını unutmamak gerek.

Brezilya GP’sinin damalı bayrağının hemen ardından sezon başındaki analizlerime geri dönme ihtiyacı hissettim ve aslında sezon başında daha az heyecanlı ve daha reel yaklaşımlar yapabildiğimin farkına vardım. Avustralya GP’sinin ardından yazmış olduğum “Göl, Su ve Hamilton” başlıklı yazımda Lewis Hamilton için; “Formula 1’deki tecrübe olgusu açısından oldukça fakir ve bir çok farklı sorun kombinasyonu ile henüz karşılaşmamış durumda. O nedenle bu sene böyle bir şansın (2007 şampiyonluğu) oldukça zor olduğunu düşünüyorum” şeklinde bir değerlendirme yapmışım. Ancak açık olmak gerekirse, Interlagos’ta start verilmeden önce Lewis’in şampiyon olacağına ve Formula 1 tarihinde bir ilkin daha gerçekleşeceğine kendimi istemsiz olarak fazlasıyla şartlandırmıştım. Startla birlikte yeniden sene başındaki analizlerime geri döndüm.

Bir daha Brezilya GP’si gibi bir Formula 1 yarışı izleyebilecek miyim bilmiyorum. Ancak, artık ileride izleyememiş olanlara anlatabilecek gerçek bir yarışım var. Her ne kadar o gün Interlagos’ta yaşanmış olayları okültizmle ilişkilendirmiş olsam da, bu olayın sadece ironik bir yanı. Realitede ise Formula 1’i 1950’den beridir izlenir kılan etkinin bu olduğu bir gerçek.

Son olarak, Brezilya GP’sini izlemek için Speedcity’e gelen ve organizasyonu yapan tüm Padokf1.com okuyucularına teşekkürlerimi sunuyorum. Her ne kadar yorgunluktan ötürü kendileri ile diğer editörlerimize göre çok fazla sıcak bir iletişim kuramamış olsam da, bir sonraki organizasyon da bomba sürprizlerle karşılarında olacağımdan emin olabilirler.

Farınız açık, kemeriniz bağlı olsun

DİĞER YAZILARI
Yeni Bir GP2

14.05.2008
"The Chain"

23.03.2008
Kontrolsüz Güç

17.03.2008
 
Sansür

10.01.2008
Jailhouse Rock

05.12.2007
Okültizm ve Formula 1

01.11.2007
 

a <Young New Media> Creation   Powered by DirectIQ