| |
|
Özel Röportaj

V. Maioli ile Singapur GP Üzerine
 |
20.07.2008
V. Maioli ile Singapur GP Üzerine
|

Singapur Gp ve detayları adlı özel dosya’da Singapur’da düzenlenecek olan Formula 1 tarihinin ilk gece yarışı ile ilgili bir çok detayı siz Padokf1.com okuyucuları ile paylaşmaya çalıştık. Bu röportajımız da ise Singapur GP sinin aydınlatma sistemini dizayn eden Valiero Maioli SPA’nın CEO’su sayın Valeri Maioli ile sistemin detayları ve Grand Prix ile ilgili olarak zevkle okuyacağınıza inandığımız bir röportaj yaptık.Beğenmeniz ümidi ile.

Orkun ÖZENER: Sn. Maioli, isterseniz öncelikle yarış esnasında kullanılacak olan aydınlatma sisteminin enerji destek üniteleri ile başlayalım. Tarafınızdan yapılan açıklamalara göre; 12 çift jeneratörün aydınlatma sistemine enerji sağlayacağını biliyoruz. Sistemin detaylarını, sistem güvenliğini de hesaba katarak biraz daha açabilir misiniz?
Valerio Maoili: Öncelikle her bir çift jeneratör seti birlikte olarak çalışacak. Her bir jeneratör üzerinde bir yarım senkronizasyon paneli mevcut (çalışmaları esnasında herhangi bir hataya sebep olmamak için). Normal olarak her bir jeneratör, üretebilecekleri maksimum gücünün %25’i değerinde çalıştırılacak. Eğer jeneratör çiftindeki jeneratörlerden herhangi birinde bir arıza olursa, diğeri devreye girerek kapasitesinin %50’si değerinde güç üretimi moduna geçerek sistemin hatasız çalışmasını sağlayacak.
Sistem IT modunda çalışacak, TN modunda değil. Doğal olarak eğer ilk hata IT modunda olursa, ikinci olarak da TN modunda gerçekleşecek. Özel olarak üretilmiş olan elektronik fark sensörü bize ilk hatanın olması durumunda uyarı verecek. IT sistem, jeneratör sistemin nötr hattının toprağa bağlanmaması anlamına gelmektedir. Sistemin kalan kısmı ise toprağa bağlanmış durumda ve fark kontrol anahtarları ile farklı değerlerde koruma altına alınacaklar. Bu bizce uygulanabilecek en iyi sistemdi. Böylece herhangi bir projektördeki arıza için bütün sistemi kapatmak zorunda kalmayacağız.
Pist uzunluğunun 5,067 km olduğunu düşünürseniz, yaklaşık olarak 138 km güç kablosu kullanacağız. Yan yana duran iki projektörü farklı hatlardan besleyerek aynı anda iki projektörün enerji bağlantısının kesilme ihtimalini en aza indirmeye çalışacağız. Her bir jeneratör alanında PGs’leri kontrol ederek bir radyo sistemi ile ana kontrol odasına iletecek olan bir teknisyen bulunacak. Her bir güç jeneratöründen, her bir elektrik panelinden, her bir projektörden ana kontrol odasına fiber optik kablo sistemi ile geri besleme dataları alınacak. Yaklaşık olarak 65’e yakın kontrol edeceğimiz parametre var (örneğin; Motor sıcaklığı, soğutucu sıcaklığı, yağ seviyeleri, yakıt seviye durumları, vb.)
Ayrıca çok acil durumlar için yine ekstra olarak özel bir TIR’da beklemekte olan, hazır bir jeneratör sistemi daha bulunacak. Sistemde kullanılacak olan jeneratörler Pramac tarafından üretildi ve Volvo motoru kullanıyorlar.
 (Maioli basın mensuplarına Singapur’un aydınlatma sistemini tanıtırken. Wong Maye-e’nin objektifinden, AP)
OÖ: Yarış boyunca 2000 watt gücündeki 1600 projektörün aynı anda çalışacağını düşünürseniz, pist yüzey sıcaklığında bir değişim olmasını bekliyor musunuz?
VM: Sizin de bildiğiniz gibi, ısınan hava yükselir. Bu nedenle pist yüzeyinde ekstrem olarak herhangi bir sıcaklık artışı olması söz konusu değil. Ancak daha önce de bu tip sorularla karşılaştığımız için, Singapur’da deneme amaçlı kurulan 64 metrelik aydınlatma sisteminin aydınlattığı kısımda infrared sıcaklık ölçer ile asfalt yüzey ölçümleri yaptık. Pist yüzeyindeki sıcaklık artışı yaklaşık olarak 0,12° idi, ki ben bu artışın aydınlatma sisteminden değil, o anda asfalt yüzey üzerinde hareket etmekte olan araç, otobüs ve kamyonlar nedeniyle olabileceğini düşünüyorum. Ayrıca bu tip ( ~0,12°C ) bir sıcaklık artışı oldukça önemsiz olacaktır.
OÖ: Bu sorumdan önce kısa bir analiz yapmak istiyorum.
32000 kW gücündeki aydınlatma sisteminin toplam GP haftası boyunca 10 saat çalışacağını düşünelim. Bir dizel motorunun yaklaşık olarak 1 kWh’lik enerji için 300 gr dizel yakıtı kullandığını varsayarsak, sistemin yaklaşık olarak toplam tüketeceği yakıt 9.600 kg (11.200 lt) olacaktır. Dizel yakıtının çok kaba bir kabulle %80 C (karbon) atomlarından oluştuğunu ve 1 kg karbonun tam yanmasından 3,6 kg Karbondioksit (CO2) açığa çıktığını düşünürsek, yarış boyunca toplam 27.500 kg CO2 açığa çıkmış olacak. Ayrıca bir başka kirletici olan azot oksit (NOx), hidrokarbon (HC) ve partikül madde çıkışı da olacak. Bu açıdan konuya baktığınızda düşünceleriniz nelerdir?
VM: İsterseniz ben biraz farklı bir açıdan bu konuya cevap vereyim. Yaklaşık olarak 140.000 kişinin yarışı izlemesini bekliyoruz. Bu 140.000 kişinin her dördünün bir araçta bulunduğunu varsayalım. Yani toplam 35.000 araçtan bahsediyorum. Ve bu kişilerin yarış esnasında yolda hareket halinde olma ihtimalini göz önünde bulunduralım. Bir de bu durumu gözden geçirmek lazım diye düşünüyorum. Bu tip bir durumda ortama ne kadar CO2, NOx, HC ve partikül madde çıkışı olur ve Grand Prix sistemi ile karşılaştırıldığında, toplam ne kadar daha az zararlı emisyonun açığa çıkışı olur?
 (Maioli, basın mensuplarına Singapur’da kullanılacak olan dijital bayrakları anlatırken. Wong Maye-e’nin objektifinden, AP)
OÖ: FIA’nın % 7.5’luk biyolojik kaynaklı yakıt kullanım kuralını göz önüne aldığımızda, sistemi besleyecek jeneratörlerde biyolojik yakıt kullanmayı düşünüyor musunuz? Ya da jeneratör sisteminde sonradan bir iyileştirme sistemi kullanacak mısınız? (Egzost hattı üzerinde).
VM: Jeneratör sisteminde biyolojik yakıt kullanmayı düşündük. Ancak bu tarz büyük bir jeneratör motoru üzerinde biyolojik yakıt kullanması önerilmeyen bir durum. Bu benim uzmanlık alanım değil, ancak biyolojik yakıtın şu an için 100 kVA’ın altındaki jeneratörlerde kullanımı için uygun sanırım. Ancak biz bu konuda Volvo’dan özel bir istek yaptık. Sonradan iyileştirme sistemi için ise gerekli talebimizi yaptık, şu anda bekleme konumundayız.
OÖ: Grand Prix ile ilgili olarak, çevresel konular kaynaklı manipülasyonlar hakkında ki düşünceleriniz nelerdir?
VM: Ben bu sorunuza bir soruyla karşılık vermek istiyorum. Bir Rock konserinde ne kadar enerji tüketildiğini biliyor musunuz? Ya da insanların yılbaşında yemeyi çok sevdikleri “yılbaşı keklerinin” imalatı için dünyada ne kadar enerji tüketildiğini hiç düşündünüz mü? Ya da bir futbol maçında ne kadar enerji tüketiliyor, hiç düşündünüz mü? Veya bunu bugüne kadar organizatörlere hiç sordunuz mu? Şunu söyleyebilirim ki, bizim ışıklandırdığımız pist bir futbol stadyumundan yaklaşık 4 kat daha aydınlık olacak ve enerji tüketimimiz ise yaklaşık olarak 16 kat daha az olacak. Bunun ana nedeni ise projektörlerin bulunduğu konumdan kaynaklanıyor. Bizim sistemimizdeki projektörler pistten yaklaşık olarak 10 metre yukarıda ve bu mesafe bir futbol stadyumu için ise yaklaşık 40 metre. Yani yaklaşık 4 katı mesafede. Uzaklığın sisteme karesi ile ters orantılı olarak etki ettiğini düşünecek olursanız, aynı işi yaklaşık olarak 16 kat daha az enerji tüketerek yapacağımızı görebilirsiniz.
Ancak, haklı olarak diyebilirsiniz ki, siz GP konusunda ilgili kişisiniz. Biliyorum haklısınız, ancak eğer bir olayla ile ilgili olarak bir çok soru sorup, problemlere değiniyorsanız bir tek noktaya odaklanmanızın yanlış olacağını düşünüyorum. Analizleri bir bütün olarak değerlendirmek lazım.
 (Maioli, Ferrari’den Forghieri ile Gilles Villeneuve için tasarladıkları araç-pit radyo telsiz tasarımı hakkında konuşurken, Ercole Colombo’nun objektifinden)
OÖ: Sn. Maioli, öncelikle bir noktayı açıklığa kavuşturmak istiyorum. Singapur Grand Prix’sinin yapılmasına karşı bir gazeteci değilim. Kaldı ki böyle bir organizasyona salt çevresel açıdan bakarak, “Tüten Singapur” adlı bir makale yazmak niyetinde de değilim. Buradaki önemli noktanın, dünyanın en popüler motorsporları organizasyonu olan Formula 1’in prestijinin olduğunu düşünüyorum. Ancak sizin de malumunuz, bu konuyu çevresel nedenlerden ötürü manipüle etmeye çalışan gazeteciler mutlaka olacaktır.
FIA’nın %7,5 biyolojik yakıt kullanım zorunluluğunu göz önüne alır ve buna ek olarak Avrupa Komisyonu’nun kararlarında, FIA’ya çevre dostu teknolojiler kullanımı konusunda tavsiye kararını düşünürseniz, Formula 1 bugün olduğu gibi, bundan sonra da bu tartışmaların tam ortasında, odak noktası olarak yer alacaktır. Bu açıdan sistemde olası kısımlarda biyolojik kaynaklı yakıt, ya da yenilenebilir sistemler kullanmanın önemli olduğu kanaatindeyim. Ayrıca sistemin detaylı bir enerji analizinin hazırlanarak basın organlarına dağıtılmasının da ilgili spekülasyonları önleyeceği kanaatineyim. Bu konudaki fikirleriniz nelerdir?
VM: Öncelikle bu röportajı yaparken Grand Prix karşıtı olduğunuzu düşünmediğimi belirtmem gerek. Ancak her gün, özellikle de çevresel odaklı bir çok soru ile karşı karşıya kalıyorum. Bu konuda samimi duyarlılık gösteren herkesi anlayabiliyorum, ancak bu soruların bir kısmı salt polemik yaratmak üzerine kurulu. Diğer yandan, ek olarak DOHA (Qatar) pistindeki enerji tüketimi ile neden kimsenin ilgilenmediğini merak ediyorum. Bizim sistemimizin enerji tüketimi, DOHA’dan neredeyse %25 daha az. Ancak ben bugüne kadar DOHA ile ilgili olarak hiçbir soruya veya araştırmaya rastlamadım. Bütün sorular sadece Singapur üzerine yoğunlaşıyor. Benim için bir sorun yok, ancak meseleye bir de bu açıdan bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum.
OÖ: Sn. Maioli, fikirlerinizi bizimle paylaştığınız ve zaman ayırdığınız için tüm Padokf1 ekibi adına teşekkür ederim.
VM: Ben teşekkür ederim.
Orkun ÖZENER |
 |
 |
 |
| Diğer Özel Röportaj |
|
|
|
|
|
 |
|
 |