| |
|
Özel Röportaj

Shell, Ferrari ve Lisa Lilley
 |
10.01.2008
Shell, Ferrari ve Lisa Lilley
|
Shell Teknoloji Müdürü Lisa Lilley ile yaptığımız ve bazı güncel konulara da değindiğimiz, ilgi ile okuyacağınızı umduğumuz röportaj aşağıdadır. Ancak önce Lisa Lilley’i sizlere kısaca tanıtmak istiyoruz.

Scuderia Ferrari F1 için Shell teknoloji müdürü olarak çalışan Lisa Lilley, temel olarak İngiltere Chester’daki Shell Global Çözümler laboratuarı ve Ferrari’nin Marenello üssü arasındaki teknik birlikteliğin yürütülmesi görevini yürütmektedir. Görev alanı Formula 1, Ferrari yol araçları ve Ferrari Challange Series’i kapsamaktadır. Formula 1 projesindeki ana görevi ise, Ferrari ekibi için gerekli olan kompleks ürün üretim prosesini yönetmektir. Lisa yarışların çoğuna katılmakta olup, aynı zamanda yakıt ve yağların sezonun tüm yarışlarına, testlere ve fabrikaya taşınması sırasındaki lojistik yönetimini de koordine etmektedir. 1995 yılında kimya mühendisliği bölümünden derece ile mezun olan Lisa Lilley, mezun olduğu günden bugüne dek, 12 yıldır Shell’de çalışmaktadır. İlk beş yılını yanma kimyası alanında temel araştırmalar alanında yürüten Lisa, edindiği bu bilgileri aynı zamanda Leeds Üniversitesindeki doktora eğitimi sırasında da kullanmıştır. 2005 yılında Formula 1 programına katılmadan önceki beş yıl boyunca alternatif yakıtlar projeleri üzerinde çalışmıştır.
Poyraz SAVCI: Lisa, Shell olarak Ferrari ile işbirliğinizden biraz bahsedebilir misin?
 Lisa Lilley: Shell’in Ferrari ile işbirliği uzun yıllara dayanıyor. Scuderia Ferrari, bundan yaklaşık olarak 60 yıl önce kuruldu ve Shell olarak, Formula 1’e ilk girdiği günden itibaren Ferrari ile birlikteyiz. Bu süreç içerisinde çok güçlü bir teknik birliktelik oluşturduk. Hatta şu anda Padok’taki en eski ve uyumlu birliktelik diyebilirim buna. Şu andaki sözleşmemiz 2010 yılı itibariyle sona erecek, ama yıllardır süre gelen bu birlikteliğin daha da güçlenerek devam edeceğinden eminim.
PS: Formula 1’de kullandığınız yakıt ve yağların geliştirilme prosesleri hakkında bilgi verir misin?
LL: Ferrari pist üzerinde kazanmak için en iyi yakıta sahip olmak zorunda. Bunun için yaklaşık 40 kişilik bir teknik ekibimiz var ve bu ekiple Chester (İngiltere) ve Hamburg (Almanya) merkezlerimizde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.Tüm bu ekibimiz, Modena’daki Ferrari ekibi ile oldukça yakın bir ilişki içerisinde çalışıyor.
Geliştirme aşamasında, çok iyi şekilde entegre edilmiş bir dizayn prosesi var. Sonuç olarak, maksimum performans elde edebilmek için sağladığımız yakıt ve yağlarda kullandığımız tüm komponentleri optimize etmek zorundayız.
Öncelikle Ferrari bize stratejisi hakkında bilgi veriyor, herhangi bir değişiklik yapacaksa bu konuda da bizi bilgilendiriyor. Biz de aynı şekilde onlara bilgi geri beslemesi yapıyoruz. Sonuçta, bu fikir alışverişlerinin hepsi geliştirme programının en iyi şekilde yürütülebilmesi için yapılıyor.
Yeni bir ürün ortaya konulacağı zaman; ürün öncelikle Shell tarafından modelleniyor. Daha sonra bu model ışığında yakıt numuneleri hazırlanır ve Modena’da gerçek testlere tabi tutulurlar.
PS: Formula 1 sezonu boyunca ürettiğiniz spesifik yakıt ve yağları sürekli olarak geliştiriyor musunuz? Örneğin; pistlere göre farklı uygulamalarınız var mı?
 LL: Shell olarak bir sezon boyunca yakıtı devamlı olarak geliştiriyoruz. Pistlere göre yakıt dizayn etmek mümkün, ancak buradaki ana faktör, yarış pistlerinin karakteristiğinden ziyade Ferrari’nin stratejisi. Örneğin; Monza, Kanada gibi uzun düzlükleri olan pistler için farklı yakıtlar üretmek mümkün. Ya da İstanbul Park gibi çok farklı karakteristiğe sahip bir pist için farklı bir yakıt tasarımlamak, yakıt içerisindeki ürünleri optimize etmek mümkün. Fakat şu anda bizim tam olarak yaptığımız bu değil. Biraz önce de belirttiğim gibi, önemli olan Ferrari’nin belirlemiş olduğu stratejidir. Onlar stratejileri doğrultusunda daha fazla güç istiyor, biz de bunu onlara sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz.
PS: Formula 1’deki radikal değişikliklerden birisi de, önümüzdeki yıllardan itibaren biyo yakıtların kullanılacak olması. Bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
 LL: Önümüzdeki yıl itibari ile %5,75’lik biyo kütlenin Formula 1 yakıtı içerisinde kullanımı zorunlu hale getiriliyor. Bu konudaki ilgili FIA regülasyonları çok sıkı olarak belirlenmiş. Bu %5,75’lik kısım bio-oxyganate’lerden oluşmak durumunda. Biz de bu konuda hazırlıklıyız. Yani Shell olarak önümüzdeki sene doğru karışımı elde etmek ve bu karışımı optimize etmek için çalışıyor olacağız.
Bu konuya özellikle indiğinizde; etanol ve türevlerinin yol araçlarında kullanıldığını zaten bilmekteyiz. Formula 1’de bu alandaki gelişim, yol araçlarına da bir süre sonra yansıyacaktır.
Önümüzdeki yıllar için bir öngörü yapmak gerekirse; bio kütlenin yakıt içerisindeki oranı belki %10, belki de daha fazla yüzdelere çıkarılacak. Shell’in biyo yakıtlar konusunda oldukça tecrübeli bir firma olduğunu göz önüne aldığımızda, ne yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Ayrıca Shell zaten biyo yakıtlara gelecekteki kullanım alanları için yatırım yapıyor. Bu nedenle Formula 1, geliştirdiğimiz ürünler için çok iyi bir test sahası. Çünkü sahip olduğunuz araç yolda ekstrem koşullarda hareket ediyor ve araç üzerindeki tüm veriler devamlı olarak kaydediliyor. Bu nedenle Formula 1 gerçekten bizim içinde müthiş bir fırsat. Öte yandan, biyo yakıtların Formula 1 içerisinde yer bulmasından ötürü oldukça memnun olduğumu söylemem lazım. Çünkü, Formula 1’in de gerçek dünyada yaşanan konjonktürün ışığında ilerlemesi gerekiyor diye düşünüyorum. Belki ileride Formula 1 sayesinde geliştireceğimiz yeni biyo ürünleri yol araçlarına da uygulama şansına sahip olacağız.
PS: 14 yıllık Goodyear geçmişimdeki en önemli gözlemim, Formula 1’in otomotiv endüstrisi için önemli bir test alanı olduğudur. Bu açıdan konuya yaklaştığınızda, Shell’in Formula 1 ve yol araçlarına teknoloji transferi konusundaki düşünceleriniz nelerdir?
 LL: Açık olmak gerekirse bu benim mesleğimin en önemli kısmını oluşturmakta ve burada öğrendiklerimizi yol araçlarına aktarmak için oldukça fazla çalıştığımızı söyleyebilirim. Ancak burada en önemli yardımcı etkenlerden birisi de, Formula 1 yakıtının normal yol araçlarında kullanılan yakıta oldukça benzemesi. Örnek olarak, herhangi bir Shell istasyonunda bulabileceğiniz Shell V-Power adlı yakıtın içerisinde ileri teknoloji ile geliştirilmiş olan bir “Friction modifying - Sürtünme iyileştirici” komponenti mevcut. Bu bizim şu anda Formula 1’de kullanmış olduğumuz yakıtın içerisindeki aynı komponent ve biz bu komponenti Formula 1’de geliştirerek ticari yol yakıtlarına aktardık. İşte bu noktada Formula 1, Shell tüketicilerine bir avantaj sağlar konuma gelmekte.
Yağ açısından baktığımızda da dizayn prosesleri hemen hemen temelde aynı. Ancak bir Formula 1 motorunda ulaşılan sıcaklıklar ve bir kaç değişken faktör nedeniyle, yol araçları şartları ile kıyasladığınızda büyük farklılıklar var. Burada da farklı bir modelleme tekniği ile, Formula 1’deki yağı geliştirmeye çalışıyoruz. Aynı şekilde Formula 1, motor yağları için de çok iyi bir test sahası ve bizim ürünlerimizi geliştirme prosesimizi hızlandıran bir faktör. Sonuç olarak, bunların hepsi teknoloji transferi sayesinde yol araçlarını kullanan tüketicilerimize kadar ulaşıyor.
Öncelikle bu röportajın yapılmasındaki fikir sahipliği ve çok değerli katkıları nedeniyle sevgili Orkun Özener’e teşekkür ederim.
Poyraz Savcı |
 |
 |
 |
| Diğer Özel Röportaj |
|
|
|
|
|
 |
|
 |