Ana Sayfam Yap     RSS' e Kayıt Ol
 
  Türkiye'nin en iyi F1 Portaline Hoşgeldiniz!    Üye iseniz kendinizi sisteme tanıtın
 
 


24.08.2008 - 15:00

ÖZEL İÇERİK  
    Özel Röportaj

V. Maioli ile Singapur GP Üzerine
 
  Özel Dosya

Singapur GP’sinin Arkasındakiler
   
    Özel Dosya

F1 Lastikleri – Bölüm II
 
  Özel Dosya

F1 Lastikleri – Bölüm I
   
KOKPİT  
   

Poyraz Savcı

Ef İki, Mef İki...

 
  Orkun Özener

F2 mi? O da Nesi?
   
ANKET  
  Macaristan GP'sinde "Yarışın Adamı" sizce kimdi?

H. Kovalainen
T. Glock
K. Raikkonen
N. Piquet Jr
Bir başkası
 
 
   Sonuçlar
 
 
Birinci Sayfa  
Formula 1 Forumları  
Haberler  
Özel İçerik  
Yarış Sonuçları  
Puan Durumu  
Takımlar / Pilotlar  
2008 Sezonu  
Pistler  
Geçen Sezon  
F1 Sözlük  
Linkler  
Download  
Künye / İletişim  
GP2: İkinci Yarışta Zafer Conway'in Oldu  
GP2: Monako'da İlk Yarışı Senna Kazandı  
GP2: Olaylı 2. Yarışı Grosjean Kazandı  
GP2: İstanbul'da İlk Yarış Pantano’nun  
FORUMLARDAN
yasasin ferrari
Massa (...)
F1 Pilotları
Unutulmaz Anlar
F1 Takımları
Café PadokF1
Moto GP
Haber Analiz

F1 ve Çıkar Çevreleri

24.11.2007

F1 ve Çıkar Çevreleri


Peş peşe gelen casusluk skandalleri, Alonso’nun geleceği, Formula 1’in 12. takımının akıbeti, McLaren’in 2008 otomobilinin FIA denetiminden geçip geçmeyeceği, Schumacher’in test gerekçesiyle geri dönme olasılığı gibi önemli birçok konu dururken bu da nereden çıktı diyeceksiniz. Ancak,

Formula 1 çok uzun süredir çıkar çevrelerinin istilası altındadır. Ancak görülen o ki, sporun gelişmesi için sayıları giderek artan bu çevrelere de gereksinim var. Bugünlerde Hindistan’da insanlar, ülkelerinde yapılacak GP’nin nasıl bir finansal yararı olacağını tartışıyor. Üstelik önlerinde yıllardır kar edemeyen bir Avustralya, bir Fransa örneği, yine aynı nedenle pistinin işletme hakkını Bernard Charles Ecclestone’a devreden bir Türkiye örneği varken. Melbourne’da promotörlük işine soyunan Jaypee Group’un bu işten kar edip edemeyeceği ayrı bir tartışma konusuyken, İstanbul Park hala “çok bilinmeyenli denklem” özelliğini koruyor. GP’lerin bilet satışları dışındaki bilinen tüm gelirlerinin Formula 1 yönetimine (FOA) gittiği bilinen bir gerçek. Sadece yıllık telif ücreti olan ortalama 20-25 milyon doların, kar veya zarar etmeden karşılanabilmesi amacıyla, kişi başı 100 dolar ödeyen 200-250 bin kişiye gerek olduğunu bilmek için uzay mühendisi olmaya da gerek yok.

Peki, Formula 1 standardında bir pistin yapımı için en az 150-200 milyon dolar gerekirken, örneğin Avustralya’nın yeni promotörü Jaypee, üstelik GP sürekli zarar açıklarken, nasıl kar etmeyi ümit ediyor? Tabii pistin Formula 1 dışında kalan yıllık iş planının yapılması ve bu planın gerçekleştirilmesi bir seçenek. Kaldı ki Bahreyn, Çin, Türkiye ve Hindistan’la kıyaslandığında, Avustralya’nın çok köklü bir motor sporları kültürü var. Bu durumda akla gelen tek mantıklı çözüm, yeterli yerel izleyici kitle olmasa bile, yarış promotörünün GP dışında kalan etkinliklerde bulunması. Yine Jaypee örneğine dönecek olursak, bu firma 5 yıldızlı otellere sahip olmanın dışında, golf tesisleri, alış veriş merkezleri, büyük ticari yapıların işletmesi, otoyol inşaatları gibi çok farklı iş alanlarında çalışıyor.

Dünya ekonomisine önümüzdeki 10 yıl içinde egemen olacak BRIC ülkeleri (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin) arasında yer alan Hindistan, dünyanın nüfusu en yüksek ikinci ülkesi olmasının dezavantajıyla, çok yaygın yoksulluk, hijyen olmayan koşulların yoğunluğu ve yetersiz ve zayıf altyapıya sahip. Dolayısıyla fazla cesur, macera seven, ya da akademik, araştırma nedenleri ve medya mensubu olarak Hindistan'a gidenler dışında, ülke ekonomisine asıl katkıyı yapan zengin turistlerin pek itibar göstermedikleri görülür. Bu nedenle Hintlilerin yeni havaalanları, yollar, turist merkezleri ve ünlü Tac Mahal'e yakın oteller gibi tesislere önem vermeleri sürpriz değildir. Formula 1'in Hindistan'a nasıl bir ekonomik yarar getireceğini hesaplamak pek kolay değil. Ancak bu ülkede yapılacak yarışlar, başta Honda ve Toyota olmak üzere, Renault, BMW ve Fiat'ın çok büyük potansiyel pazar olarak değerendirmeleri açısından ilgi çekecektir. Tabii bu arada yabancı turist açısından da yeni ufukların açılmasına neden olacaktır.

Türkiye'ye baktığımızda ise; İstanbul Park'ı karlı işletecek kapasitede, uluslararası motor sporları pazarlama yeteneğinde, batıda artık bir bilim dalı haline gelen sponsorluk yönetiminden haberi olmayan insanlarımızın yine kolay yolu seçip, çareyi işi "bir bilene" devretmekle çözdüklerini veya öyle zannettiklerini gördük. İstanbul Park'ın sahibi Bernard Charles Ecclestone da yukarıda sözünü ettiğimiz çıkar çevrelerinin içinde yer alıyor. Bay Ecclestone'un iş alanı her ne kadar Jaypee ve benzeri kuruluşlar kadar çeşitlilik göstermese de, orta vadede Türkiye ve İstanbul Parkiçin çok önemli bir çıkar çevresi oluşturuyor.

Çok tuhaf ama, hem F1’in, hem de gittiği ülkelerin gelişmek için galiba böylesi çıkar çevrelerine gereksinimi var. Ülkemizin de bugünkü koşullarda Bernard Charles Ecclestone’a gereksinimi olduğu gibi...

Editör

Diğer Haber Analiz
V. Maioli ile Singapur GP Üzerine

20.07.2008
Singapur GP’sinin Arkasındakiler

20.07.2008
F1 Lastikleri – Bölüm II

17.06.2008
 
F1 Lastikleri – Bölüm I

17.06.2008
Pistlerdeki "Ayaklı Canlılar"

15.05.2008
F1'den Kopan Takımlar

08.05.2008
 

a <Young New Media> Creation   Powered by DirectIQ