Ferrari'den bugün yapılan bir açıklamada, teknik dökümanların McLaren'e iletidiği bilgisinin, Formula 1 dışındaki bir kaynaktan kendilerine ulaştığı belirtildi.
Ferrari'den bugün Silverstone'da yapılan resmi açıklamada ayrıca, McLaren Şef Tasarımcısı Mike Coughlan'ın evinin aranmasında İngiliz polisinin rol oynamadığı da vurgulanarak, yargıya sadece Nigel Stepney'nin intikal edildiği belirtildi. Ferrari'nin bugünkü açıklaması şöyle:
"Scuderia Ferrari, teknik dökümanlarının çalınmasının soruşturulmasında, bazı yayın organlarında yer aldığı gibi, İngiliz polisinin herhangi bir rolünün olmadığını açıklamaktadır. Dökümanların çalındığı ve bu dökümanların, Vodafone McLaren Mercedes Takımından bir üst düzey bir görevlide bulunduğuna ilişkin bilgi, son derece önemli kanıtlarla birlikte Formula 1 dışında bir kaynaktan bundan 15 gün önce tarafımıza bildirilmiştir. Kanıtlar ve gelişmeler tarafımızdan incelenmiş ve geçen hafta Londra'daki avukatlarımızla görüşülmüştür. 2 Temmuz 2007'de ise Londra Yüksek Mahkemesine başvurulmuş olup, gerekli soruşturmanın yapılması istenmiştir. Her soruşturmada olduğu gibi, sürecin sağlıklı ilerlemesi için daha fazla bilgi vermemiz mümkün değildir. Bu arada, aynı konuda bir başka adli soruşturma da Modena Mahkemesi tarafından sürdürülmektedir. Yasal sürecin sonucunu bekliyoruz." Bu arada yapılan soruşturmalarda, McLaren Şef Tasarımcısı Mike Coughlan'ın evinde ele geçirilen dökümanların tamamının, Ferrari F2007'ye ait olduğunun, Ferrari'nin Londra'daki avukatlarınca tesbit edildiği bildiriliyor.
İngiltere yasaları ve arama ilamı
İngiliz polisinin, 1976 yılına kadar geçerli yasalar uyarınca, mahkeme ilamı olmaksızın arama yapması mümkün değildi. 1976'dan sonra yürürlüğe giren "Anton Piller" adlı uygulama ise, sadece sivil davalarda ve suçun ispatına yarayan delillerin tahrip edilmesini önlemek amacıyla, mahkeme ilamı olmaksızın arama yapılmasına olanak tanıyor. Bu uygulama, 1976'da bir İngiliz mahkemesinin geçerli yasaya dayanarak verdiği karara itiraz eden ve bir üst mahkemede kazanan Alman firmasının adıyla anılıyor. Anton Piller uygulamasına, sadece istisnai ve olağandışı durumlarda ve davacının elinde, kanıtların el değiştirebileceği veya tahrip edilebileceğini belgeleyen somut ve güçlü kanıtlar olması halinde izin veriliyor. Suçlanan, ya da elinde kanıt olduğu iddia edilen kişi ise bu uygulamadan kapısı, ancak arama talebiyle gelen bir avukat tarafından çalındığında haberdar oluyor ve işbirliği yapmaktan başka çaresi bulunmuyor.
Öte yandan, Ferrari'nin açıklamasında sözü edilen Formula 1 dışındaki kaynağının, Ferrari'ye ait dökümanların Nisan ayı sonunda, Ferrari ve McLaren takımlarının Catalunya'da test için bulundukları sırada, İspanya'nın Port Genesta kentinde McLaren yetkilisine teslim edildiğini kanıtlarıyla birlikte ilettiği de kaydediliyor. Bu Formula 1 dışı kaynağın kimliği ise henüz bilinmiyor. Silverstone'daki konuşmaların en önemli gündem maddesi olan skandal konusunda, Ferrari kaynağının dökümanların bir fotokopi dükkanında kopyalandığı sırada görmüş olduğu belirtiliyor.
"Beyaz Toz"un deterjan olduğu belirlendi
"Stepneygate" olayında ortaya çıkan bir iddia da, Felipe Massa ve Kimi Raikkonen'e Monako GP'si için hazırlanan F2007'lerin yakıt tanklarında bulunan gizemli "beyaz toz" ile ilgiliydi.
Bugünkü İngiliz gazetelerinin motorsporları kısmında yer alan bir haberde, Nigel Stepney'nin Monako GP'sinden altı gün önce F2007'lern yakıt tanklarına deterjan koyarak takımı sabote etmeyi amaçladığı ve bunun da, İtalyan polisinin yapmakta olduğu soruşturma kapsamındaki madde analizlerinde belirlendiği bildiriliyor.
Stepney'nin İtalyan avukatı Sonia Bartolini ise müvekkilinin suçsuzluğunda ısrar ediyor ve Stepney'nin itibarının ve kariyerinin çok büyük hasar gördüğünü söylüyor. İngiliz Guardian Gazetesi, Bartolini'nin; "Sabotaj suçlaması tamamen asılsız ve çok ağır. Bay Stepney ve ben bunun, Ferrari'nin kendisini kovmak amacıyla düzenlediği bir komplonun parçası olduğuna inanıyoruz" dediğini bildiriyor. |